Zeytinyağı üretim ve tüketimi

Zeytin Yağının Üretim ve Tüketimi

 Zeytin Yağının Üretim ve Tüketimi 

Nereden nereye geldik zeytinyağı üretiminde? Önce Cumhuriyetin ilk yıllarında “Ege iktisadi’ mıntıkası”na ilişkin “zeytinyağı istihsalat” ista­tistiklerine bir göz atalım. Tüm ülke üretimini yansıtmıyorsa da en azın­dan bir fikir veriyor:

ZEYTİN-YAGI-URETIM-TUKETIMTürkiye’ de II. Dünya Savaşı öncesinde, yılda ortalama 40 bin ton dolaylarında iken, özellikle savaşın son döneminde 2 5 bin tona, başka bir deyişle, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ortalamaya kadar gerileyen zeytin­yağı üretimi, son 50 yıl içinde üçe katlanarak ortalama 80 bin tonu aşmış­tır. Dünya zeytinyağı üretimindeki payımız da 1940’larda yüzde 2.8 iken, 1960’larda yüzde 6.9’a çıkmış, 1990’lı yıllarda ise ortalama yüzde 4-5’ler­de kalmıştır.

 

Ülkemizde zeytinyağı üretimi, 1980-1998 arası son 18 yıllık döne­min ortalamasına göre yılda yaklaşık 87 bin tondur. İspanya, İtalya ve Yu­nanistan’ın ardından, Tunus’la dördüncü ve beşinci sırayı değişerek pay­laşırken, dünyanın önemli üreticileri arasında yer almaktayız.

 

Diğer ülkelerin yıllık rekoltelerine bakıldığında, üretimin gerçekten de istikrarlı olmadığı; “var yılı”, “yok yılı” olarak nitelendirilen zeytinya­ğı rekoltelerinin ayrıca kuraklık, hastalık ya da böcek zararı gibi neden­lerle de önemli düşüşler gösterdiği açıktır. Üretim tablolarına baktık. Ama sayılar her şeyi söylemiyor: Türk zeytinyağlarının, yazları çok daha sıcak ve kurak geçen Tunus, Fas ve Suriye yağlarından daha nitelikli ol­duğu da gözden kaçırılmamalı…

 

Öte yandan, Türkiye dünya zeytinyağı toplam tüketiminde yüzde 3’ü aşmayan bir payla 8-9. sıradadır. Kişi başına yıllık tüketirnde ise yak­laşık 1-1.3 kilo ile 7 -8. sırada geliyor. Ancak, zeytinyağı tüketimi daha çok Batı Anadolu’da gerçekleştiğinden, komşu Yunanistan’ın yıllık kişi başına 21 kilo zeytinyağı tüketimine yetişilemese de, örneğin Ege ve Akdeniz bölgeleri bazında Türkiye ortalaması doğalolarak yıllık 1-1.3 kilodan çok daha yüksektedir elbette. Ancak, kişi başına tüketimde, İtalya 12, İspanya 10, Libya 10, Tunus 9, Suriye 7 kiloyla çok çok önümüzdeler…

 

Sofralık zeytin ve zeytinyağı üretimiyle gerçek bir “zeytin ülkesi” olarak nİtelenebilecek Türkiye, bir iki bölgenin dışında gerçek anlamda bir “zeytinyağı ülkesi” değildir: Kişi başına yılda ortalama 15 kilo katı ve sıvı yağ tüketilirken, zeytinyağının payı 1.5 kilonun altında kalmakta. Pe­ki ama, neden? Bunun yanıtını “Türkiye zeytinciliğinin soninları” bölü­münde aramaya çalışacağız. Ama şimdiden görülen o ki, zeytine bayılıyo­ruz, zeytinyağını ihmal ediyoruz…

Tarih, zeytinyağı üretimine ilişkin en belirgin izlerin Akdeniz’in tam ortasındaki Girit Medeniyeti’ne, MÖ 4500 yıllarına dek uzandığını göstermektedir.

Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diğer kavimlere yayılmasında en önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca. Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler’in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.

Aslında zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan’ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir.

 

Kişi Başına Zeytinyağı Tüketimi

 

ÜlkelerTüketim (Kg)
Yunanistan21
İtalya11,5
İspanya10,4
Tunus9,8
Suriye6,2
Portekiz4,8
Türkiye0,8

TÜKETİM

TÜKETİM Üretim, ihracat ve tüketim, zeytinciliğin gelecegi bakımından sağlam bir politika içinde yürütülmelidir. Türkiye dışında tüm zeytinci ülkeler ürettikleri zeytinyağını evvela kendi ülke tüketicileri tarafından sarf edilmesi politikasını uygulamakta ve bol mahsul elde edilen kampanyalar fiyatlara baskı yapmamasını sağlamaktadırlar 1996-97 kampanyasında 200.000 tonluk üretime karşılık 40.590 ton ihracat yapılınca, geriye kalan 160.000 tonun 60.000 tonu iç tüketimde eritilmiş, 100.000 ton Zeytinyağı ülkemizde sorun yaratmış, fiyatlar düş- müş ve üretici sıkıntılı bir kampanya geçirmiştir. Yüzbinlerce ton bitkisel yağ ithal eden ülkemiz evvela kendi ürettiği ve insan sağlığı yönünden üstün özellikleri bulunan zeytinyağını tüketme alışkanlığına kavuşmalıdır. Zeytinyağı üreticisi ülke arasında en az Zeytinyağı Türkiye’de tüketilmektedir. Yıllık insan ba- şına zeytinci ülkelerden Yunanistan 21, İspanya 12, İtalya ll ve Tunus 9 kg Zeytinyağı tüketirken; Türkiye yıllık 0.9 kg tüketmektedir. Gittikçe ihracat ağırlıklı bir ürün niteliği kazanan Zeytinyağının dış pazar imkanları yanında ülke içi tüketimine de gerekli önem verilerek üretimin ihracat ve tüketim olarak iyi bir denge içinde yürütülmesi gerekmektedir. Ülkemizde Zeytinyağı tüketimini engelleyen sorunları şöyle sıralayabiliriz. Bitkisel yağlara göre Zeytinyağı fiyatı tüketiciye daha yüksek gelmekte ve tüketici ortalama 1/2 oranında fiyatı düşük olan bitkisel yağları tercih etmektedir. Bitkisel yağlara ait yapılan aşırı reklamlar tüketiciyi etkilemekte, bu tanıtımlara dayalı olarak tüketici tercihini bitkisel yağlara yapmaktadır. Zeytinyağının tüketim yerleri genellikle zeytincilik bölgeleridir ve zeytinyağını üreten kesimdir. Doğu, İç Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz tüketicileri Zeytinyağını pek tanımamaktadırlar. Zeytinyağını bu bölgelere tanıtmak gerekmektedir. Diğer bir sebepte Zeytinyağı üretiminin istikrarlı bir görünüş içinde olmaması, ürünün az olduğu kampanyalarda fiyatların yükselişi aynı düzeyde piyasaya arzının yapılamaması tüketimi olumsuz etkilemektedir. 15 yıllık ortalamaya göre ülkemiz üretiminin %67′ si olan 59.000 tonu tüketilmektedir: Üretimin %67 ‘si tüketimde % 33 ihracatta sarf edilmektedir. Üretimin 200.000 ton olduğu bol ürünlü kampanyalarda dahi tüketimde bir gelişme görülmemektedir. Artan nüfusun zeytinyağı tüketimine olumlu bir etkisi olmamaktadır. 15 yıllık ortalamaya göre insan başına yıllık zeytinyağı tüketimi l kg’ ı bile bulmamaktadır. Ülkemizde insan başına yıllık 15 kg’a yakın tüketilen yağların büyük çoğunluğunu bitkisel yağlar (Ayçiçeği, Mısırözü, Soya; Kanola) ve çeşitli margarinler teşkil etmektedir. Hayvansal yağların pahalı olması nedeniyle talep düşüktür. Fiyat makası daima bitkisel yağlar lehine işlemekte ve ev hanı- mının tercihi ucuz yağlara yönelik olmaktadır.

Gemlik'te Zeytin Ekonomisi ve rekolte

Gemlik Zeytin ve Zeytin Yağı Satışı

Spread the love
  • Yum